İçeriğe geç

Türkiye’de hangi işaret dili kullanılıyor ?

Kayseri’nin Sessizliğinde Bir Soru: Türkiye’de Hangi İşaret Dili Kullanılıyor?

Şunları da İnceleyin: Türkiye'de en son petrol nerede bulundu ?

Bir Günlüğün Kenarına Düşen İlk Cümle

Bugün yine Kayseri’nin o sert ama bir o kadar da tanıdık soğuğuyla uyandım. Sabah perdeleri araladığımda gökyüzü griydi; sanki şehir bile konuşmak istemiyordu. Ben de defterimi açtım, her zamanki gibi. Günlük tutmak bana iyi geliyor; çünkü bazen insanın içi o kadar doluyor ki, kelimeler bile yetmiyor. O yüzden yazıyorum.

Bugün defterin ilk satırına şunu yazdım:

“Türkiye’de hangi işaret dili kullanılıyor?”

Bunu yazarken bile içimde garip bir sıkışma vardı. Çünkü bu soru sadece bir merak değil, bir eksiklik hissiydi. Bir şeyleri geç fark etmiş olmanın ağırlığıydı.

Otobüste Başlayan Sessiz Hikâye

Sabah otobüse bindiğimde her zamanki kalabalık vardı. Kayseri’nin sabahları hep aynıdır: uykulu yüzler, aceleci adımlar, yarım kalmış kahvaltı kokuları… Ben cam kenarına oturdum, kulaklığımı taktım ama müzik açmadım. Sadece dışarıyı izledim.

İki koltuk önümde iki genç vardı. Ellerini kullanarak konuşuyorlardı. Ama bu öyle sıradan bir el hareketi değildi; bir ritim vardı, bir düzen, bir anlam. Gözleri birbirine kilitlenmişti. Konuşuyorlardı ama ses yoktu.

İşte o an içimde bir şey kırıldı. Hem merak hem de utanç gibi bir şey.

Kendi kendime fısıldadım:

“Türkiye’de hangi işaret dili kullanılıyor acaba?”

O an ilk defa bu sorunun cevabının bu kadar önemli olabileceğini hissettim.

Türk İşaret Dili ile Tanışma Anı

Öğleden sonra eve döndüğümde hemen araştırmaya başladım. Öğrendim ki Türkiye’de kullanılan işaret dili Türk İşaret Dili, yani TİD’miş. Ama işin ilginci, bunun sadece bir iletişim aracı değil, kendi içinde tarihi, grameri ve kültürü olan bağımsız bir dil olmasıydı.

Bunu okuyunca içimde hem bir hayranlık hem de bir pişmanlık oluştu. Hayranlık çünkü bu kadar zengin bir dilin varlığını yeni öğreniyordum. Pişmanlık çünkü bunu neden daha önce bilmiyordum?

Defterime şunu yazdım:

“Bazen en önemli şeyleri en geç öğreniyoruz.”

Şehirde Sessiz İnsanlarla Karşılaşmak

Akşamüstü çarşıya çıktım. Kayseri’nin taş kaldırımları soğuktu, insanlar montlarına gömülmüş yürüyordu. Bir kafede oturdum. Yan masada yine işaret diliyle konuşan bir çift vardı. Bu kez daha dikkatli izledim.

Elleri havada dans ediyordu adeta. Ama bu dans rastgele değildi; her hareket bir kelimeydi, her bakış bir cümleydi. O an kendimi dışarıda hissettim. Sanki herkes bir dili konuşuyor ama ben o dili yeni öğrenen bir çocuk gibiydim.

İçimden geçen duyguyu saklayamadım: hayal kırıklığı.

Çünkü eğitim hayatımda hiç Türk İşaret Dili’nden bahsedildiğini hatırlamıyordum. Oysa bu şehirde, bu ülkede bu dili kullanan insanlar vardı.

Bir Kafede Sessiz Bir Ders

Kafede otururken garson sipariş almak için yanıma geldi. Ona teşekkür ettim, o da gülümsedi. Ama göz ucuyla diğer masadaki gençlere baktı ve onların işaretle konuştuğunu fark etti.

Sonra garip bir şey oldu.

Garson da elleriyle kısa bir cevap verdi.

O an içim ısındı.

Demek ki bu şehirde bu dil sadece bir “bilgi” değil, hayatın içindeydi. Görünmez ama var olan bir köprüydü.

Defterime hızlıca şunu yazdım:

“Belki de sessizlik, sandığım kadar boş değildir.”

Gece ve İçimde Büyüyen Soru

Gece olduğunda Kayseri sessizleşti. Dışarıda rüzgâr vardı, cam titriyordu. Masamın başında otururken gün boyu gördüklerim zihnimde dönüp duruyordu.

Otobüsteki gençler…

Kafedeki çift…

Garsonun küçük işareti…

Hepsi aynı şeyi söylüyordu aslında: iletişim sadece sesle olmuyordu.

Ama yine de içimde bir boşluk vardı. Çünkü “Türkiye’de hangi işaret dili kullanılıyor?” sorusunun cevabını öğrenmiş olmam yetmemişti. Asıl mesele, bunu neden bu kadar geç öğrendiğimdi.

Bu düşünce beni rahatsız etti.

Bir Eksiklik Hissi

Kendime dürüst olmalıyım: biraz kırgınım. Çünkü bazı şeyler bize öğretilmediğinde, varlığını bile fark etmiyoruz. Türk İşaret Dili’nin varlığını bilmemek benim eksikliğim değildi belki ama buna hiç denk gelmemiş olmam beni düşündürdü.

Defterimi kapatırken şunu yazdım:

“Bazen en yüksek ses, hiç duyulmayan sestir.”

Ertesi Gün: Farkındalığın Başlangıcı

Ertesi gün sabah uyandığımda farklı bir his vardı. Sanki dünya biraz daha genişlemişti. Aynı sokaklar, aynı insanlar ama benim bakışım değişmişti.

Otobüste yine işaret diliyle konuşan insanları gördüm. Bu kez kaçırmadım. Daha dikkatli izledim. Hareketleri anlamaya çalıştım. Anlamıyordum ama öğrenmek istiyordum.

İçimde küçük bir umut oluştu.

Belki de bu dili öğrenebilirdim.

Belki de bu dünyaya biraz daha yaklaşabilirdim.

Kayseri’nin İçinde Sessiz Bir Köprü

Kayseri dışarıdan bakıldığında sert bir şehir gibi görünür. Ama içinde çok farklı hikâyeler taşır. Bugün bunu daha net hissediyorum.

İşaret dili kullanan insanlar bu şehrin görünmeyen ama çok önemli bir parçası. Türk İşaret Dili sadece bir iletişim aracı değil; bir yaşam biçimi, bir dayanışma şekli.

Bunu fark ettiğim an içimdeki hayal kırıklığı yavaş yavaş başka bir şeye dönüştü: meraka.

Öğrenme İsteği ve İçsel Değişim

Akşam tekrar defterimi açtım. Bu kez yazdıklarım daha farklıydı.

“Öğrenmek geç kaldığında bile değerlidir.”

Artık bu konudan kaçmak istemiyordum. Türk İşaret Dili’ni sadece merak etmiyor, anlamak istiyordum. Çünkü o dili kullanan insanlar sadece “farklı” değildi; onlar da bu şehrin, bu ülkenin sesi olmayan sesleriydi.

Ve ben bu sesi duymak istiyordum.

Sessizliğin İçindeki Gerçek

Günler geçtikçe şunu daha iyi anladım: sessizlik boşluk değil. Sessizlik, başka bir dilin varlığı olabilir.

Otobüste gördüğüm gençler, kafedeki çift, garson… Hepsi bana aynı şeyi öğretti:

İletişim tek bir yolla sınırlı değil.

Ve ben artık “Türkiye’de hangi işaret dili kullanılıyor?” sorusunu sadece bir bilgi olarak değil, bir farkındalık kapısı olarak görüyorum.

Son Satır: İçimde Büyüyen Umut

Defterimin son sayfasına şunu yazdım:

“Belki de insan en çok duymadığı şeyleri öğrenince büyür.”

Kayseri’nin gecesi yine sessiz. Ama benim içimde artık başka bir sessizlik var. Boş değil, dolu bir sessizlik.

Ve bu sessizlik bana şunu söylüyor: öğrenmeye devam et.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

https://www.nakliyatforum.com.tr https://gaca.com.tr https://febu.com.tr Sitemap
vdcasino