Kasımda Göcek’te Denize Girilir Mi?
Kasım, sanki zamanın durduğu, denizin sıcaklığını hala hissetmeye çalıştığın ama karanlıkların yavaşça yaklaşmaya başladığı o geçiş dönemidir. Kayseri’de büyümüş biri için deniz, neredeyse bir masaldır. Göcek’i duyduğumda aklımda beliren ilk şey deniz oluyordu. Ama bu kez farklıydı; sonbaharın soğukları daha bir erken gelmişti, güneşse yazın o sıcağını kaybetmeye başlamıştı. Yine de kalbimde bir umudu taşıyarak, “Kasım’da Göcek’te denize girilir mi?” sorusunu sormak için yola çıktım.
Bir Kış Sabahı, Kayseri’deki Hayaller
Kayseri’de bir sabah, o soğuk havada uyanıp pencereme bakarken her şey sanki bana “yaz bitiyor” diyordu. Havanın tadını her zaman alırım, o yüzden kalbimde bir şeyler değişmeye başlamıştı. Kafamda sorular; hayal kırıklıkları, umutlar, bir de Göcek’in sıcak denizi… Neden olmasın? Kasım ayında denize girmemek bir hata olabilir miydi? Ama Kayseri’nin karla kaplı sokakları, bu fikri benim içimde daha da zorlaştırıyordu.
Yazdan kalma bir gün gibiydi; rüzgârın ince ince esmesi, kayalıklardan denize doğru uzanmış ağaçların yapraklarının dökülmesi. Birden cesaretimi topladım. “Hadi!” dedim, “Göcek’e gitmeye karar veriyorum!” Göcek’e gitme fikri, yazın son günlerinde yola çıkmak, denizle buluşmak… İşte bu, bana ihtiyacım olan bir heyecandı.
İlk Baktığımda Her Şey Huzurlu Gözüküyordu
İstanbul’dan geçip, Göcek’e vardığımda kendimi farklı bir dünyada hissettim. Kasım’ın sabahı denizin sıcaklığı biraz azalmış olsa da içim sıcacık bir umutla doluydu. Her şeyin soğuduğu bir dönemde, ben hala deniz için ısrar ediyordum. Belki de o sıcak yaz günlerini, denizin o ılık dokusunu bir daha hissetmek istemem, beni bu kadar ısrarcı yapıyordu.
Gök yüzü mavi, deniz biraz serin olsa da sanki beni çağırıyordu. İleriye doğru baktığımda, belki de gerçekten o kadar da kötü bir fikir değilmiş gibi düşündüm. Kasım’da denize girmek, yazın bitmiş olduğunu kabul etmek gibi bir şeydi aslında. Ama ben hala bir şeyleri kaçırmak istemiyordum.
Dalgaların Uykusuz Yükselişi
O an, denize ilk adımımı attım. Ayaklarım suya değdiğinde, dalgaların beni hafifçe okşadığını hissettim. Kasım ayının o soğuk havası ve denizin içindeki o serinlik, biraz da heyecan katıyordu. Hala denizin içinde ilk birkaç saniye, “Ne yapıyorum ben?” diyordum. Ama sonra dalgalar beni sarstı, birden her şey değişti. O an, soğuk hiç önemli değildi. İçimdeki o özgürlük hissi, denizle birleşen bir heyecanla daha da büyüdü. Evet, belki de Göcek’te denize girmek için Kasım ayında olmak gerekiyordu. Çünkü o soğuk, bana hayatta geri kalan her şeyin önemsiz olduğunu düşündürüyordu. Sadece denize girmek, dalgalarla kaybolmak, derinlere inmek istiyordum.
Geriye Bakınca…
Bir kaç dakika içinde denizde kaybolmuş, kendimi tamamen denize bırakmıştım. Ama sonra, orada bir noktada şunu düşündüm: “Gerçekten Kasım’da mı yapıyordum bunu?” O an, hayal kırıklığı yerine büyük bir mutluluk hissettim. Çünkü kasımın soğuk havasında, kendimi her şeyin ötesinde hissetmiştim. Havanın biraz serinliği, suyun içinde geçirdiğim anı daha da özel kılıyordu.
Göcek’in o huzurlu ortamı, dalgaların sesleri ve rüzgârın tatlı soğukluğu, bana yazı unutturmuştu. Güneş batarken, denize girmenin bazen bir yaz günü olmasa da ne kadar özel olabileceğini fark ettim. O kadar da fark etmezdi; mevsimlerin değişmesiyle beraber ruhum da değişiyordu. Kasım’da denize girmek, zamanla yarışmak gibi bir şeydi. Fakat bir anlamda, her şeyin bitişiyle de başlamıştı. Her adımda bir umut vardı.
Kasım’da Denize Girilir Mi?
Evet, Kasım ayında denize girmekte bir sorun yoktu. Belki su soğuk, ama içindeki sıcaklık seni sardığı sürece, o an orada kalmak istiyorsun. Yalnızca denizin o özgürlüğü, o rüzgârın soğuk dokunuşu ve dalgaların o çağıran sesi yeterdi. Belki de insanın içindeki cesaret, mevsimlerin ötesine geçmesini sağlıyordur. Göcek’te, Kasım ayında denize girmemek için hiçbir sebep yoktu.
Ve belki de bu, hayatın bana bir hediyesi gibiydi. Her şeyin sonbahara doğru gitmesine rağmen, hayatın bana bir fırsat sunduğu anı yaşayabilmek… Kasım’ın serinliğine rağmen, yazın hala yaşanabilir olduğunu fark ettim. Kim bilir, belki de bu soğuk mevsimde kendimi daha fazla ısındırmak istedim.
Sonuç: Hayat, Bazen Cesaret İster
Göcek’teki o günü hiç unutmayacağım. Kasım’ın soğuk rüzgârlarına rağmen, içimdeki sıcaklıkla denize girdim. O an, sadece cesaretin ve hayallerin ne kadar güçlü olduğunu fark ettim. Bazen hayat, içindeki cesareti alıp bir adım atmanı bekler. Kimse sana, “Bu mevsimde denize girilmez” dememeli. Çünkü senin için her şey mümkündür. Hem de Kasım’da bile.