Hayvandaki Verem İnsana Bulaşır Mı? Bir Ekonomistin Gözünden Verem (Tüberküloz), dünya genelinde hala büyük bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Bunu okuduğumda, insanın ilk aklına gelen şey genellikle akciğerleri etkileyen bu hastalığın insanlar arasında nasıl yayıldığı olur. Ancak, çok az kişi aslında bu hastalığın hayvanlardan insana da geçebileceğini biliyor. Bu konuda bana oldukça ilginç bir soru soruldu geçen gün: “Hayvandaki verem insana bulaşır mı?” Şimdi, bir ekonomi mezunu ve veriyle uğraşan biri olarak, bu tür soruları yanıtlamak bana da oldukça heyecan verici. Çünkü verilerle bir şeyleri analiz etmek, o meseleye farklı bir bakış açısı kazandırmak her zaman hoşuma gitmiştir. Hayvanlardan İnsana Bulaşan…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İç Çamaşıırı ve Havlular Birlikte Yıkanabilir Mi? Bir Kadının Günlük Yaşamından Duygusal Bir Hikaye Havlularımı yıkamak, her zaman bir tür terapi gibidir. Sadece fiziksel değil, duygusal bir boşalma da yaşarım. Kayseri’nin soğuk kış akşamlarında, evde bir köşeye çekilip, sıcak bir çay içmek, bir yandan havluları yıkamak… İnsanın içindeki tüm gerginliği alır, sanki her yıkama, bir stresin, bir kaygının üstünden geçer gibi. Fakat bir gün, bu sıradan temizlik işi, beklediğimden çok daha fazlasına dönüşecekti. İç çamaşırlarım ve havlularım… Beraber yıkanabilir miydi? O Gün Evde Yalnızdım Bir hafta sonuydu. Kayseri’nin o tipik gri gökyüzü, sabahın erken saatlerinden itibaren evin içine sızıyordu. Sokağa…
Yorum BırakKabadayı Kim? Sosyolojik Bir Bakış Bir şehirde yürürken bazen dikkatimi çeken insanlar olur; duruşları, bakışları, hareketleriyle çevrelerini etkileyen bir hâlleri vardır. Bu insanları halk arasında genellikle “kabadayı” olarak tanımlarız. Ama ben bir sosyolog olarak, bu kavramın yalnızca fiziksel güç veya şiddetle açıklanamayacağını biliyorum. Kabadayı, toplumsal ilişkilerin, kültürel normların ve güç dinamiklerinin bir yansımasıdır. Gelin, birlikte bu kavramın derinliklerine inelim ve “kabadayı kim?” sorusunu sosyolojik bir mercekten inceleyelim. Temel Kavramlar ve Tanımlar Sözlük anlamıyla kabadayı, genellikle kaba, sert ve otoriter tavırlarıyla bilinen kişiyi ifade eder. Ancak sosyolojik bakış açısıyla kabadayı, sadece bireysel bir karakter özelliği değil, aynı zamanda toplumsal yapıların ve…
Yorum BırakHangi Fonlarda Stopaj Yok 2025? Giriş: Yatırım ve Vergi Düzenlemeleri Arasındaki İnce Çizgi 2025 yılına adım atarken, Türkiye’deki yatırımcıları ilgilendiren en önemli sorulardan biri, hangi fonlarda stopajın olmayacağı sorusu. Bu konu, özellikle bireysel yatırımcılar için büyük bir öneme sahip. Yatırım kararları, yalnızca kar-zarar hesaplarıyla değil, aynı zamanda vergi yükümlülükleriyle de şekillenir. İçimdeki mühendis, bu soruyu bir denkleme dökmek isterdi: “Stopajın olmadığı fonlarda kazanç, vergi olmadan elde edilebilen net gelir anlamına geliyor, yani kazanç daha fazla!” Ama içimdeki insan tarafı buna biraz farklı bakıyor. Yatırımın sadece matematiksel bir hesap olmadığını, aynı zamanda kişisel bir tercih ve risk yönetimi olduğunu düşünüyor. İşte…
Yorum BırakBitkinin Büyümesini Sağlayan Hormon Nedir? Sosyolojik Bir Keşif Bir insanın, toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışırken; gündelik bir doğa olgusuyla – bitkinin büyümesini sağlayan hormon – karşılaşması ilginç bir merak doğurur. Bu merak, sadece biyolojiyi anlamaya dönük değildir; aynı zamanda bu kavram üzerinden toplumdaki güç ilişkilerini, normatif beklentileri, cinsiyet rollerini ve kültürel pratikleri sorgulama isteğine de dönüşür. Bitkinin büyümesini sağlayan hormon nedir sorusuyla başladığımızda, aslında “büyüme” kavramının toplumsal boyutunu da düşünmeye davet ediliriz. Bitkinin büyümesini sağlayan başlıca hormon auksindir. Auksinler, hücre uzamasını, kök oluşumunu ve genel büyümeyi düzenleyen temel bitki hormonları arasında yer alır. Bunun yanı sıra gibberellinler, sitokininler,…
Yorum BırakRadyoterapi Alanı: Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Radyoterapi alanı, tıbbın dar bir sahası olarak algılansa da, güç ilişkileri ve toplumsal düzenin mantığını düşündüğümüzde aslında oldukça çarpıcı bir metafor sunar. Bir toplumu şekillendiren iktidar mekanizmaları ile radyoterapideki ışınların hastalıklı dokulara yönelmesi arasında benzer bir dikkat ve kontrol stratejisi vardır. Bu bağlamda, radyoterapi alanını yalnızca fiziksel bir mekân veya sağlık uygulaması olarak değil, aynı zamanda iktidarın, kurumların ve ideolojilerin kesişim noktasında bir “siyasal alan” olarak okumak mümkündür. Güç, Kurumlar ve Radyoterapi Alanı Güç kavramı, siyaset biliminin merkezinde yer alır. Michel Foucault’nun iktidar ve disiplin anlayışını hatırlarsak, güç yalnızca baskıcı bir araç değil,…
Yorum BırakKahramanmaraş Nüfusu: Tarihin Gözüyle Bir Perspektif Geçmişi anlamak, sadece eski olayları hatırlamak değil, bugünü yorumlamak ve geleceği düşünmek için de bir anahtardır. Kahramanmaraş’ın nüfusu, yüzyıllar boyunca yaşadığı değişimler, göçler ve toplumsal dönüşümler ile şekillendi; bugünkü demografik yapıyı anlamak, tarihsel süreçleri okumadan mümkün değildir. Orta Çağdan Osmanlı’ya: Kahramanmaraş’ın İlk Nüfus Kayıtları Kahramanmaraş, coğrafi olarak Doğu Akdeniz ile İç Anadolu’nun kavşağında yer alır. Bu stratejik konum, şehrin tarih boyunca farklı kültürlerin geçiş noktası olmasına yol açtı. Selçuklu ve Memlük döneminde yapılan tahrir defterleri, şehrin küçük bir kasaba olduğunu ve yaklaşık birkaç bin nüfusla sınırlı kaldığını gösterir. Özellikle 13. yüzyıl kayıtlarına göre, Kahramanmaraş…
Yorum BırakLes Ottomans’ın Sahibi Kimdir? Les Ottomans, Türk tasarım dünyasının lüks markalarından biri olarak, kendine sağlam bir yer edinmiş durumda. Peki, bu markanın sahibi kimdir? Arka planda neler oluyor? Markanın estetik anlayışını, iş modelini ve Türkiye’deki lüks segmentteki yerini ele aldığımda, biraz kafa karıştırıcı ve biraz da ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Markanın sahibi bir isimden çok, her şeyin arkasındaki tasarım anlayışını, stratejiyi ve pazarlama zekâsını irdelemek lazım. Bu yazıda Les Ottomans’ın sahibi kimdir sorusuna net bir yanıt arayacağız, ama aynı zamanda marka ve sahibi hakkındaki güçlü ve zayıf yönleri de tartışacağız. Les Ottomans: Bir Markadan Fazlası Les Ottomans sadece bir…
Yorum BırakKasımda Göcek’te Denize Girilir Mi? Kasım, sanki zamanın durduğu, denizin sıcaklığını hala hissetmeye çalıştığın ama karanlıkların yavaşça yaklaşmaya başladığı o geçiş dönemidir. Kayseri’de büyümüş biri için deniz, neredeyse bir masaldır. Göcek’i duyduğumda aklımda beliren ilk şey deniz oluyordu. Ama bu kez farklıydı; sonbaharın soğukları daha bir erken gelmişti, güneşse yazın o sıcağını kaybetmeye başlamıştı. Yine de kalbimde bir umudu taşıyarak, “Kasım’da Göcek’te denize girilir mi?” sorusunu sormak için yola çıktım. Bir Kış Sabahı, Kayseri’deki Hayaller Kayseri’de bir sabah, o soğuk havada uyanıp pencereme bakarken her şey sanki bana “yaz bitiyor” diyordu. Havanın tadını her zaman alırım, o yüzden kalbimde bir…
Yorum BırakKaranlıkta Parlayan Bir Element Nedir? Hayatımda hiç unutamayacağım birkaç an var. Bunlardan biri, ilk kez karanlıkta parlayan bir maddeyle tanıştığım andı. Çocukken mahalledeki eski okulun arkasındaki parkta arkadaşlarımla oyunlar oynarken birden gözüm parlayan bir şeyi fark etti. Hava kararmak üzereydi, ve o ışığı tam olarak neyin yaydığını çözemedim. Üzerine eğildiğimde, sadece bir taş parçasıydı ama o taş bana o kadar farklı görünüyordu ki… Sanki geceyi delip geçiyordu. O an, bilimsel olmayan bir merakla, bu taşın ne olduğunu öğrenmeye karar verdim. Sonradan öğrendim ki, o taş gerçekten de karanlıkta parlayan bir element içeriyormuş. Karanlıkta Parlayan Elementler: Bir Yıldız Gibi Aslında, karanlıkta…
Yorum Bırak