Sizi Lezizyemekler’da “Kontak kapalı klima açık kalırsa ne olur” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz. Kontak kapalı klima açık kalırsa ne olur? Ankara yazını bilen bilir. Gündüz güneş betonun üstüne öyle bir vurur ki, akşamüstü bile araba direksiyonunu tutmak cesaret ister. Üniversite zamanlarında Kızılay’da öğlen derse yetişmeye çalışırken arabaya bindiğim anları hatırlıyorum; klima daha yarım saniye önce açılmış olsa bile içerideki sıcaklık bir türlü düşmezdi. O dönem bir arkadaşımın yaptığı bir şey kafama kazınmıştı: arabayı park edip kontak kapalıyken klimayı çalıştırmaya çalışmak. “Biraz serinleyeyim, hemen döneceğim” demişti. Sonuç pek de beklediği gibi olmamıştı. Aslında basit görünen bu durumun arkasında…
Yorum BırakTatlı Hikaye Sofrası Yazılar
Sizi Lezizyemekler’da “Kontak kapalı klima açık kalırsa ne olur” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz. Kontak kapalı klima açık kalırsa ne olur? Ankara yazını bilen bilir. Gündüz güneş betonun üstüne öyle bir vurur ki, akşamüstü bile araba direksiyonunu tutmak cesaret ister. Üniversite zamanlarında Kızılay’da öğlen derse yetişmeye çalışırken arabaya bindiğim anları hatırlıyorum; klima daha yarım saniye önce açılmış olsa bile içerideki sıcaklık bir türlü düşmezdi. O dönem bir arkadaşımın yaptığı bir şey kafama kazınmıştı: arabayı park edip kontak kapalıyken klimayı çalıştırmaya çalışmak. “Biraz serinleyeyim, hemen döneceğim” demişti. Sonuç pek de beklediği gibi olmamıştı. Aslında basit görünen bu durumun arkasında…
Yorum BırakSizi Lezizyemekler’da “Kontak kapalı klima açık kalırsa ne olur” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz. Kontak kapalı klima açık kalırsa ne olur? Ankara yazını bilen bilir. Gündüz güneş betonun üstüne öyle bir vurur ki, akşamüstü bile araba direksiyonunu tutmak cesaret ister. Üniversite zamanlarında Kızılay’da öğlen derse yetişmeye çalışırken arabaya bindiğim anları hatırlıyorum; klima daha yarım saniye önce açılmış olsa bile içerideki sıcaklık bir türlü düşmezdi. O dönem bir arkadaşımın yaptığı bir şey kafama kazınmıştı: arabayı park edip kontak kapalıyken klimayı çalıştırmaya çalışmak. “Biraz serinleyeyim, hemen döneceğim” demişti. Sonuç pek de beklediği gibi olmamıştı. Aslında basit görünen bu durumun arkasında…
Yorum BırakK12 eğitim modeli nedir? Günlük hayattan bakınca aslında ne anlatıyor? Bazen ofiste kahve arasında arkadaşlarla konuşurken eğitim sistemleri açılıyor ya, özellikle de çocukları olanlar ya da öğretmen arkadaşlar olunca konu bir anda “K12 eğitim modeli nedir?” sorusuna geliyor. İlk bakışta kulağa teknik bir terim gibi geliyor ama aslında oldukça basit bir mantığı var: anaokulundan lise son sınıfa kadar olan tüm eğitim sürecinin tek bir bütün olarak ele alınması. Yani çocuk 5-6 yaşında okula başladığında, 17-18 yaşına kadar aynı sistemin içinde, kademeli ama kesintisiz bir eğitim yolculuğu yaşıyor. Ben bunu ilk duyduğumda “aslında bizde de var gibi ama adı konmamış hali…
Yorum BırakAnkara’nın yöresel oyunu nedir? Bir İzmirlinin Gözünden Ankara’nın Ritmi Okumaya Değer: Angus inek eti nedir ? İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak hayatım boyunca bazı şeyleri fazla düşündüğümü kabul ediyorum. Mesela arkadaşlarla kahve içerken herkes “Akşam ne yapıyoruz?” diye düşünürken ben içimden “Bu akşam yaptığımız planın üç ay sonraki arkadaşlık dinamiklerine etkisi ne olur?” diye küçük çaplı bir analiz yapabiliyorum. Evet, biraz yorucu bir özellik. Kendi kendime bazen “Kardeşim, sadece kahve içeceksiniz, Birleşmiş Milletler toplantısı değil” dediğim oluyor. Ama konu kültür olunca bu fazla düşünme hâlim işe yarıyor. Çünkü bir yöresel oyunu anlamak sadece birkaç adımı öğrenmek değil; o oyunun…
Yorum BırakZerdeli Sütlaç Nerenin? Bir Tatlının İzinde Kimlik, Emeğin Görünmezliği ve Sokak Gözlemleri Merhaba Lezizyemekler ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Zerdeli sütlaç nerenin”. Hazırsanız başlayalım! İstanbul’da yaşayan biri olarak bazı soruların sadece gastronomiyle ilgili olmadığını çok erken fark ediyorsun. “Zerdeli sütlaç nerenin?” gibi basit görünen bir soru bile, bir anda toplumsal kimliklerden kültürel aidiyete, oradan da emeğin kim tarafından görünür kılındığına kadar uzanabiliyor. Sabah metrobüste ayakta giderken, bir yandan telefonuna düşen haberleri kaydırıyorsun, bir yandan da yanındaki iki kişinin konuşmasına istemsizce kulak misafiri oluyorsun: — “Zerdeli sütlaç aslında bizim oralı değil mi ya?” — “Yok canım, bizde de yapılırdı.” O an fark ediyorsun:…
Yorum BırakSevgili ziyaretçiler, Lezizyemekler tarafından hazırlanan bu yazıda Cif arabanın boyasına zarar verir mi konusu özenle işlendi. Farklı toplumların gündelik yaşamına baktığımızda, en sıradan görünen nesnelerin bile aslında insan hikâyeleri taşıdığını fark ederiz. Bir otomobil yalnızca bizi bir yerden başka bir yere götüren mekanik bir araç değildir; bazen aile anılarının saklandığı bir alan, bazen ekonomik başarının göstergesi, bazen de kişinin kendisini dünyaya ifade ettiği hareketli bir kimlik sembolüdür. Bir temizlik ürünüyle otomobil boyası arasındaki ilişkiye bakmak bile, insanların eşyalarıyla kurduğu bağları, bakım alışkanlıklarını ve kültürel değerlerini anlamak için ilginç bir pencere açabilir. Cif arabanın boyasına zarar verir mi? Sorunun kültürel anlamı…
Yorum BırakBir Sabah Başlayan Ağrı O sabah Kayseri’nin o sert ama tuhaf şekilde alıştığım soğuğuna gözlerimi açtım. Perdelerin arasından süzülen ışık odanın köşelerine vururken, sağ omzumda garip bir sızı hissettim. İlk başta önemsemedim. “Geçer,” dedim içimden. Ama insan bazı ağrıları küçümsediğinde, sanki onlar da kendini daha çok hatırlatmak ister gibi davranıyor. O gün işe giderken montumu giyerken bile omzumu kaldırmakta zorlandım. Merdivenleri inerken içimde hafif bir hayal kırıklığı vardı. Sanki bedenim bana küçük bir ihanet etmiş gibiydi. 25 yaşındayım, daha böyle şeyler yaşamam normal değil diye düşündüm. Ama hayatın “normal” dediğimiz şeyleri pek umursamadığını o gün bir kez daha fark ettim.…
Yorum BırakTaşıt Neyi Çağrıştırır? Bir Hareketin Felsefi Anatomisi Bir anlığına gözlerinizi kapatın: Bir caddede ilerleyen bir araç, uzaktan gelen motor sesi, camdan dışarı bakan bir yüz… Bu yüz genç de olabilir yaşlı da; yorgun da olabilir meraklı da. Aynı taşıtın içinde, birbirinden tamamen farklı zihinsel evrenler taşınıyor olabilir. Peki bu sıradan görünen sahne, aslında neyi çağrıştırır? Bir taşıt yalnızca hareket midir, yoksa insanın varlıkla kurduğu ilişkinin somut bir metaforu mu? Bu soru, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefenin üç temel damarına dokunur. Çünkü taşıt dediğimiz şey, yalnızca bir nesne değil; aynı zamanda bir düşünme biçimi, bir bilgi üretim aracı ve bir…
Yorum BırakYine bir Lezizyemekler içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Kaygılar nasıl yok edilir”. Kaygıların Günlük Hayatta Görünmeyen Yüzü Günün içinde çoğu şey hızlıca akıp gidiyor gibi görünüyor ama bazı anlar var ki, hiçbir şey olmuyormuş gibi duran o anlarda bile zihnin içinde garip bir hareketlilik oluyor. Sabah işe giderken metroda camdan dışarı bakarken ya da bilgisayar ekranına boş boş bakarken… İçten içe bir sıkışma, bir acele hissi. Sebebi her zaman net değil. Bazen sadece “bir şey olacakmış” gibi bir his. Kaygı dediğimiz şey çoğu zaman büyük olayların ardından gelmiyor. Daha çok küçük parçaların birikmesi gibi. Ertelenmiş bir konuşma, yarım bırakılmış bir…
Yorum Bırak